Saadet Partisi Üye Sayısında Rekor Kırdı

DÜNYA Ocak 5, 2026 0 yorum 8 hit

Saadet Partisi, 2025 yılının ikinci yarısında kaydettiği üye artışıyla dikkatleri üzerine çekti. Parti yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya göre, Yargıtay’ın dün kamuoyuna duyurduğu verilere göre Saadet Partisi, son altı ay içerisinde 67 bin 244 yeni üye kazanarak muhalefet partileri arasında en yüksek üye artışını gerçekleştiren parti oldu.

Teşkilatların Başarısı Vurgulandı

Parti genel merkezinde düzenlenen İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan parti yetkilileri, bu başarının temelinde il ve ilçe teşkilatlarının yoğun çalışmasının yattığını belirtti. Göreve gönül vermiş tüm partililere teşekkür eden yetkililer, “Çalışınca başarıya ulaşılabileceğini bir kez daha gördük. Bu anlamlı büyümede emeği geçen herkesten Allah razı olsun.” ifadelerini kullandılar. Bu büyümenin, Saadet Partisi’ni Türkiye’nin en hızlı ve istikrarlı büyüyen siyasi oluşumlarından biri haline getirdiği kaydedildi.

Gazze Konusunda Tepki ve Uyarı

Toplantıda gündeme getirilen önemli konulardan biri de Gazze’de yaşanan insanlık dramı oldu. 15 Haziran 2025 tarihinde Üsküdar Meydanı’nda düzenlenen “Özgür Gazze” mitingine atıfta bulunularak, Gazze meselesinin siyaset ve partiler üstü bir değer olduğu vurgulandı. Açıklamada, Gazze’nin bölgenin güvenliği açısından kritik bir kale olduğu ve bu kalenin düşmesi durumunda bölgedeki hiçbir devletin güvende olamayacağı dile getirildi.

Yetkililer, 2025 yılı içerisinde Lübnan, Yemen, İran, Ürdün ve Suriye’ye yönelik saldırılarla emperyalizm destekli Siyonist vahşetin gözler önüne serildiğini belirttiler. Şam’a kadar uzanan ve Golan Tepeleri’ni işgal eden bir İsrail görüldüğü ifade edildi. Ayrıca, Somali ve Sudan’daki iç savaşların körüklenmesi ve Türkiye’nin hemen sınırında PYD’ye verilen desteğin Doğu Akdeniz’de bir “şer ittifakı” oluşturarak Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiği kaydedildi.

Bu bağlamda iktidara bir kez daha seslenen parti yetkilileri, şu önemli uyarıda bulundular: “Bugün İsrail’in ve ABD’nin karşısında durmayanlar, yarın kendi karşılarında İsrail’i ve ABD’yi bulacaklardır.” Bu sözlerle, dış politikada daha kararlı ve bağımsız bir duruş sergilenmesi gerektiği mesajı verildi.